• Anasayfa
  • Hakkımda
  • Eserler
  • Köşe Yazılarım
  • İletişim
Facebook
ÖMÜR KISA KİMSEYE MİNNET EYLEME

ÖMÜR KISA KİMSEYE MİNNET EYLEME

           Bazı küçük anekdotlar, bir iki mısra, güzel bir hikaye bize çok şey anlatır. Belki bundandır; Kelile ve Dimne, Mantık’u Tayr asırlardır okunuyor ve gündemdeler. Nasreddin Hoca Timur’dan ve Bayezıd’dan daha kalıcı değil mi? Nasıl unutulur? İşte bunların benzeri türkü haline gelmiş birkaç mısra ve üç tane ibretlik olay.

                                         ***

          “Minnet eylemem”

          “Bir acayip derde düştüm herkes gider kârına / Bugün buldum bugün yerim, hak kerimdir yarına / Zerrece tamahım yoktur şu dünyanın varına / Rızkımı veren Huda’dır kula minnet eylemem”.

                                   ***

         “Kral, dondurucu bir kış mevsiminde gecenin soğuğunda nöbet tutan muhafıza  “Üşümüyor musun?” diye sorar. Muhafız “Ben alışığım Kralım” cevabını verir. Kral, “Olsun sana sıcak elbise getirmelerini emredeceğim” der ve gider. Ancak bir süre sonra içeri girdiğinde emri vermeyi unutur. Ertesi gün duvarın yanında muhafızın soğuktan donmuş cesedini görürler; duvara da bir şeyler karalanmıştır. Şöyle yazmaktadır: “Kralım soğuğa alışkındım; fakat senin sıcak elbise vaadin beni öldürdü.”

         Vaat, ümit doğurur. Vaat gerçekleşmezse ümit kırılır. Ümidi kırılan kişinin artık hayat bağı da kopmuştur.”  “Hayvan yularından, insan sözünden tutulur” demiş atalarımız.

                                        ***

      İnsanları aydınlattıkça mutlu yaşayan dört arkadaş mumdan, ismi ‘Barış’ olan birincisi bir gün, sohbet sırasında, “Kimse benim yanık kalmamı sağlamıyor, sanıyorum söneceğim” der ve alevi hızla azalır, söner. İkincisi, “Biliyorsunuz benim adım ‘İnanç’, herkes benim artık gerekli olmadığımı düşünüyor, o yüzden daha fazla yanık kalmama gerek yok” der ve hafif esen rüzgârın etkisiyle söner. Ben Sevgi’yim, diyerek üçüncüsü dile gelir, “Yanık kalmak için gücüm kalmadı, insanlar beni bir kenara bıraktı, önemsizleştim, insanlar kendilerine en yakın olanları bile sevmeyi unuttular” der, hiç zaman yitirmeden söner. Odaya ansızın giren çocuk üç mumun yanmadığını görünce, “Neden yanmıyorsunuz, sizin sonsuza kadar yanmanız gerekirdi” der ve ağlamaya başlar. Çocuğun ağladığını gören dördüncü mum, “Korkma, ben hala yanarken diğer mumları yeniden yakabiliriz; ben ‘Umut’um” der.

                                               ***

         Kur’an’ın en güzel kıssası kabul edilen Yusuf Kıssası’nda Hz. Yakup, oğullarına: ’’Ey Oğullarım! Gidin, Yusuf’u ve kardeşini arayın. Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin; doğrusu kâfirlerden başkası Allah’ın rahmetinden ümidini kesmez” diye seslenir. Umut, imanın temelidir, ‘umut’u terk etmek, bir bakıma inancı terk etmek, imandan çıkmaktır. İmansız bir hayat da anlamsızdır. Her işe umutla başlar, inanç ve imanla devam ederiz. 

                                          ***

         Seyreyle güzel Kudret-i Mevla neler eyler

         Allah’a sığın Adl-i Teala neler eyler.

                                                                                                                                                                                                       NEVZAT ÜLGER       

Prev
Next

Merak Ettikleriniz Ve Sormak İstedikleriniz İçin İletişim Sağlayabilirsiniz.

İletişim

1950 yılında Elazığ’da dünyaya geldi. Öğretmen okulu’nu bitirdikten sonra bir süre öğretmenlik yaptı. Daha sonra iktisat fakültesi’ni bitirdi. Öğretmenliğin dışında on yıl üniversitede idari kadroda ve on yıl da…

Devamı...

İletişim

Merak Ettikleriniz Ve Sormak İstedikleriniz İçin Aşağıdaki Bilgilerle İletişim Sağlayabilirsiniz.

  • info@nevzatulger.com
Facebook

Hızlı Menü

  • Anasayfa
  • Hakkımda
  • Eserler
  • Köşe Yazılarım
  • İletişim

Site İstatistikleri

  • Çevrimiçi Misafir: 0
  • Bugünkü Ziyaret: 514
  • Dünkü Ziyaret: 142
  • Toplam Ziyaret: 49221

Nevzat ÜLGER © 2021 — Tüm Hakları Saklıdır.